Bebeklerde Beyin Gelişimi

Gözlerimiz saatte 36.000 görsel iletiyi kaydedebilecek kapasitedir. Örneğin 36.000 farklı tür ve görünüşteki kol saatinden oluşan bir koleksiyonun önünüze serildiğini düşünün. Beyniniz her birini tek tek kayda alıp ileride tanıyabilecek şekilde saklayacağı bir arşiv oluşturabilecek yeterliktedir.
Beynimizin algıladığı bilginin yaklaşık yüzde 80'ni görsel kanaldan giriş yapan uyarıcılar aracılığıyla oluştuğu bilinmektedir. Buna uygun olarak, beynimize ulaşan sinir liflerinin yüzde 4O'ı retina bağlantılıdır Bu nörolojik yapılanma görsel uyarıcıların öğrenmedeki etkisine ilişkin bir fikir verebilir. Dolayısıyla neleri, nasıl gördüğümüzü etkileyen çevresel faktörlerin farkında olmak çok önemlidir.Anlam çıkarmada etkili olan temel görsel imgeler kontrast, kavis1er, sınır hatları, renkler ve büyüklüktür. Bu unsurlar bilinçli öğrenme gerçekleşmeden önce beyin tarafından algılanırlar. Özetle dikkat odaklama araçlarıdır. Beynimiz dikkat önceliğini şu sırayla kullanır; renklerin oluşturduğu dalgalar, ışık, karanlık, hareket, şekil ve derinlik. Böylece bu unsurların öğrenme sırasındaki dikkat odaklarını oluşturması doğaldır.
Görsel imgeler arasında renklerin çok özel bir yeri vardır ve ortamdaki renkler öğrenme eylemini doğrudan etkilerler. Çünkü renkler elektromanyetik radyasyon spektrumunun (yelpazesinin) bir bölümünü oluştururlar.
Bu konuda yapılmış araştırmaları The Power of Color isimli kitabında toplayan Morton Walker (1990), California Üniversitesinden Robert Gerard'ın renklerin stres, nabız, uyanıklık ve kan akışı üzerindeki fizyolojik etkileri ile ilgili araştırmasına gönderme yapmaktadır. Bu araştırma bulguları, her bir rengin farklı dalga boyuna sahip olduğunu ve ultraviyole (morötesi) ile infrared (kızlötesi) arasındaki renklerin beynimizde farklı etkiler yaptığını göstermektedir. Ancak renklerin beynimizi nasıl etkileyeceğinin kişiliğimizle ve o an içinde bulunduğumuz durumla yakından ilgili olduğu öne sürülmektedir. Örneğin kaygılı ve gerilim içindeyseniz kırmızı renk sizi saldırgınlaştırabilir. Eğer rahatsanız kırmızı renk sizi bir konuya angaje olmaya ve olumlu duygulara yönlendirebilir. Walker kitabında renklerle ilgili şu bilgileri vermektedir:
Kırmızı:
Hipofiz bezini ve adrenalin salgısını tetikler. Kan basıncını ve nefes alma sıklığını arttırabilir. İştahı ve koku alma duyusunu uyarabilir. Sinirli ve kaygılı insanlara rahatsızlık verirken, rahat ve sakin insanlarda heyecan verici, uyarıcı etkiler yapabilir. Lokantalar için uygun bir renktir.
Sarı:
Beyinde ilk fark edilen renktir. Kaygı ve tetikte olma hali ile bağlantılı olduğu kabul edilse de, iyimserliği, ümidi, ve duygusal dengeyi telkin ettiği söylenebilir. Sınıflar için iyidir.
Turuncu:
Kırmızı ile sarının ortak özelliklerinden almıştır. Öğrenme isteğini kamçılayan ideal renktir. Ayrıca rahatlık hissi de verir.
Mavi:
En fazla sakinleştirici etki yapan renktir. Huzursuzluğu yatıştırır ve insanların kendilerini iyi hissetmesini sağlar. Mavi renk gördüğünde insan beyni on bir değişik (nörotransmitter) sinir iletici salgısını tetikler. Bunlar vücudu rahatlatır, vücut sıcaklığını düşürür, terlemeyi ve iştahı azaltır. Öğrenme ortamları için çok fazla rahatlatıcı bir renktir. Bu nedenle sınıflarda tercih edilmemelidir.
Yeşil:
Yeşil de rahatlık hissi veren bir renktir. Kandaki histamin düzeyini yükseltebilir ve gıda alerjilerine karşı duyarlığı azaltır. Vücudun genel savunma sistemini uyararak iyileşmeyi hızlandıran bir etki yapabilir.
Koyu renkler :
Kaygı ve gerilimi azaltarak barış duygusu ve huzur telkin ederler.
Kahverengi:
Yorgunluğu, tükenmişlik hissini azaltır, güvenlik, selamet hissi telkin eder.
Parlak renkler:
Kırmızı, turuncu ve sarı enerji ve yaratıcılık duygularını ateşler. Aynı zamanda saldırgan ve sinirli davranışlara da yönlendirebilir.
Gri:
Nötr bir renktir. Normal şartlarda olumu veya olumsuz bir etkisi söz konusu olmayabilir.
Öğrenmeyi verimli hale getirmek ve kolaylaştırmak için yeşil, açık turuncu, bej veya uçuk beyaz renklerin kullanıldığı ortamlar oluşturmak iyidir.
Kategori : Bebek Çocuk Gelişimi