Güzellik Makyaj Evlilik Sağlık Diyet Hobiler vs......

Estetik Tutkusu Bitmez - Estetik Hileleri

Orta çağda kadınlar hep çirkin görünmekten korkmuşlar ve bu nedenle çeşitli hilelere başvurmuşlardır. Elimizdeki bulgulara göre bu karanlık devirde çirkin kadınlar büyücü veya cadı olarak tanımlanmış ve yaklaşık 1 milyon kadarı yakılarak imha edilmiştir. Bunların ne kadarı gerçekten büyücü idi bilinmez ama bu kadınların hepsi elimizde olan resimlere göre suratlarında sivilceleri olan, kambur ve topal, karga burunlu ve sivri çeneli kimselerdi ve hatta “Cadıları nasıl tanırsınız?” diye bir kitap yazan kilise hep çirkin, kızıl saçlı, sakallı ve çocuksuz kadınları tarif etmiştir.

Türkler'de ise kadın ve estetik hakkında tarihi bilgi mevcut değildir. Tek bulabildiğimiz en eski bilgi Orta Asya' da Türk kadınlarının gözlerini deri parçaları ile kapatıp yüzlerini meşalelerin alevi ile yaktıkları yani bir tür soyulma uyguladıklarıdır. Osmanlı sarayında otlarla epilasyon yapıldığı ise elimize geçen ilk kıl dökme ve alma yönteminin de bizden kaynaklandığını göstermektedir.

İnce beller Avrupa' da büyük bir moda olmuş ve takılan korselerle kadınların belleri inceltilmiştir. Paris' teki Louvre müzesindeki o zamandan kalmış korselerde 46 cm e kadar bellerin inceltildiği ve organ sıkışmaları nedeni ile hastalanmalar ve ölümler olduğu bilinir. Günümüzde şarkıcı Madonna tekrar korseyi güncel hale getirmiştir. Ayrıca imparatoriçe Josephine gıdısı ve yüzü sarkmasın diye geceleri özel bir başlık takmakta imiş. Bu maske halen Louvre da sergilenmektedir ve bugün benim yüz germe ameliyatlarından sonra hastalarıma verdiğim maskelere benzemektedir.

Rönesans döneminde sıska kadınlar hasta (verem, kansızlık vs.) kabul edildiklerinden kadınlar bilinçli olarak şişmanlamışlar ve bu sayede koca bulabilmişlerdir. Rönesans ve Barok' un kadın yağlı boya resimleri bugün kilolu diyebileceğimiz kadınlardan oluşmuştur. Herhalde günümüzde şişman bir kadın bu resimlere büyük bir gıpta ile bakmaktadır.

Kadınlar aslında bir kamuflaj ve saklama ustasıdır. Orta çağda suçiçeği izlerini cilde konan kumaş yamalarla kapatabiliyorlardı. Saçlarını topuz şeklinde yukarı çekip yüzlerini gerebiliyorlardı (Not: Bu halen de yaygın bir yöntemdir). Geçen yüzyılda kadınlar şapkalarının önüne taktıkları dantellerle yüzlerindeki kırışıkları gizlediler. Rus çariçesi Katerina her sabah kölelerine dudaklarını ısırtıp dudaklarında kanamaya bağlı bir dolgunluk meydana gelmesini sağlıyordu.

Kleopatra'nın süt banyoları aslında bozulan sütte oluşan süt asiti ile yapılan bir kimyasal soyulmadır. Eski Roma'da kadınlar gözlerine atropin içeren bir damla (Atropa Bella Donna, Güzel kadın otu, bugün tıpta kullanılan atropin) damlatarak göz bebeklerini büyütmekte ve kendilerini bu şekilde güzel saymakta idiler. Günümüzde göz doktorları bu damlayı göz dibi muayenesi için kullanmakta ve hasta uygulamadan sonra saatlerce normal görememektedir yani güzellik uğruna o zamanın İtalyan kadınları geçici olarak görme yeteneklerini kaybetmekte idiler. 1760'da İngiltere'de perukanın icadı büyük bir çığır açmış ve hem kadınlar hem de erkekler senelerce peruk takmışlardır.

1960'lı yıllarda Brigitte Bardot gençleşme kavramına farklılık kazandırdı. Artık genç olmak çocuk gibi gözükmek idi. Çocuklar korunmaya ve şefkate muhtaç idiler. Hiç kimse ufak bir çocuğa zarar vermek istemezdi. Brigitte Bardot, Audrey Hepburn ve Anjelik (Michelle Mercier) bunun en güzel örneklerini verdiler ve çocuksu görünmeye çalıştılar. Bu olayı davranış bilimcileri: -“Kocaman bir köpek görürseniz korkarsınız ama yavru bir köpek her zaman ilgi, koruma hissi ve sevgi uyandırır“ diye izah ettiler. Kadınlar bu dönemde daha çocuksu konuşmaya başladılar, kıllarını aldırıp yanaklarını kırmızıya boyadılar ve çocuklar gibi güzel kokmaya çalıştılar. Moda dünyası hemen döneme uydu ve giysiler de çocuklaştı. Modacılar daha renkli giysiler imal ettiler. Kolajen ve Botox sayesinde kadınlar yüzlerinde ki kırışıklardan kurtulup daha çocuksu göründüler. Marilyn Monroe ayakkabısının topuklarından birini kısaltıp daha seksi bir yürüme yöntemi geliştirdi.

Zaten biz cerrahları yeni estetik ameliyatlara teşvik eden hep kadınlar olmuştur. 1913 senesinde Paris' te bir kadın hastanın ünlü cerrah Dr. Passot' a gelip “Ensemden derilerimi çekerseniz yüzümü gerebilirsiniz” demesi yüz germe ameliyatlarının başlangıcıdır.

Kategori : Estetik

permalink