Mutlu Olmak İçin Neler Yapmalı
Mutlu olmak ile mutsuzluğu yaşamak arasındaki ince çizgideyiz. Ve biliyor musunuz; hayattan keyif almakla ona küsmenin ipleri aslında sadece bizim elimizde. Gelin, mutluluğun altın kurallarını birlikte gözden geçirelim ve hayata sımsıkı sarılalım…
Güzel duygular hissedip, mutlu olmak zamanla kazanılabilen bir özellik. Biz size bu yaşama sevincini daha önce kazanabilmeniz için yol göstermek istiyoruz. Daha güne "Merhaba" demeden önce başlangıcınızı iyi yapın: Doyasıya esneyin, keyifle gerinin ve uyku halini üstünüzden atın; vücut hücrelerinizi aldığınız ilk oksijenle şımartın.
Daha sonra gardırobunuzun kapağını keyifle açın ve içinden sarı veya turuncu bir şeyler seçin; bu renkler ruhunuzu mutlu edecektir. Kahvaltıda süt, taze peynir, muz veya fındıkla mutluluğunuzu artırın. Bu gıdalar vücudunuzun serotonin hormonunu elde etmesini sağlar. Ve bu hormon sayesinde strese karşı dayanıklılığınız güçlenir, kendinizi daha mutlu hissedersiniz. Son olarak da vücudunuza limon esanslı parfümünüzü sıkın - mutluluğunuz doruk noktalarına doğru tırmanmaya başladı bile… Şimdi sıra diğer göz ardı etmemeniz gereken noktalarda…
Kendinizi çok ciddiye almayın
Kendinizi bütün olumsuzluklarınızla kabullenmeyi öğrenin. Zayıf noktalarınıza gülüp geçmeyi bilmelisiniz. Mutluluk ancak kendinize önkoşulsuz "EVET" derseniz gelecektir. Bir hafta boyunca en çok mutlu olduğunuz zamanları ve en çok keyif aldığınız durumları not edin. Bunlar çok mu az? 0 zaman hayatınızın akışını, yaşam tarzınızı değiştirin.
Mutlu olmak için yaşadığınız anı hissedin
Mutlu olmak için anların tadını çıkartın! Ailenizle şakalaşın, köpeğinizle oynayın, iş arkadaşlarınızla gülün veya müzik dinleyin. Bu sizi rahatlatacaktır ve enerjinizi yeniden kazanmanıza yardımcı olacaktır. Geçmişe takılmak veya gelecek için endişe etmek yerine, içinde bulunduğunuz an için bir şeyler yapın.
Güne yumuşak bir "İyi akşamlar" deyin
Aksam yürüyüşlerinizi alışkanlık haline getirin. Uykuya dalmadan önce alacağınız oksijen, kötü düşüncelerden kurtulmanızı sağlar.
Önceliklerinizi Belirleyin
Her şeyi her zaman tek başınıza yapmak zorunda değilsiniz. Kendinizi işe boğup, gece yansına kadar çalışmak zorunda değilsiniz. Önceliklerinizi belirleyin! Nelerin önemli, nelerin önemsiz olduğunu not edin ve kendinizi yapılması gerekenle sınırlandırın. Başkalarının sizin için rahatlıkla yapabileceği işleri onlara verin. Ayrıca, hiçbir şey daha iyi ve daha mükemmel olmak zorunda değildir. Yaptığınız mükemmel iş için övgü mü almak istiyorsunuz? Bunu unutun. İyi olmak da yeterlidir!
Ara vermeden Olmaz!
Günlük iş akışınıza belirli aralıklarla molalar yerleştirin. Örneğin, çevrenizdekileri öğle saatlerinde cep telefonunuzun kapalı olduğuna ve size ulaşamayacaklarına alıştırmaya başlayın. İşlerinize sakinlikle başlayın; ne güzel demişler: "Güç sakinlikte yatar". Göreceksiniz ki, işleriniz eskiden olduğu gibi yine yetişecektir. Hiçbir şekilde kendinizi zaman konusunda baskı altına almayın. Size, "Hemen şunu yapar mısın?" diyen birisine, "Bunu yapabilmek için şu kadar zamana ihtiyacım var" deyin. Ama bu süreyi sonuna kadar kullanabileceğinizi de unutmayın. Çünkü aslında insanlar kendi kendilerini strese sokar, gereksiz bir telaşa kapılırlar çoğu zaman. Eğer strese girmeye başladığınızı fark ederseniz - bu her zaman kişiseldir - kendinize şunu söyleyin: "İhtiyacım olan zamanı kendime yaratacağım. Ve ben bunu yapabilirim."
"Bardağın boş değil, dolu tarafım görüyorum. Bunu yapmak hiç zor değil"
Dostlar ihmale gelmez
Artık ortak paylaştığınız hiçbir şeyin kalmadığı eski tanıdıklarınızla zorunlu buluşmalarınızı randevu defterinizden silin. En iyi dostlarınıza yoğunlaşın ve onlarla her hafta düzenli olarak buluşmaya çalışın. Bu sizi hem mutlu edecektir hem de yeni enerji depolamanızı sağlayacaktır. Ayrıca, diğer yüklerden de kurtulmaya çalışın. Evinizde artık işinize yaramadığını ve size kalabalık yarattığını düşündüğünüz fazlalıktan ayırma zamanı geldi. Hayatınızı ihtiyaç duymadıklarınızdan arındırmanız, stres kaynaklarınızı azaltacak ve sizi daha mutlu edecektir.
Tembeller için fitness bazen daha azı daha çok işe yarar
Ünlü tıp bilim adam Hippokrates şunu çok iyi biliyordu: "Bizi iyi edeceğini düşündüğümüz ilacın bile, biraz fazla dozu, ilacı zehire çevirmeye yeter." Bu durum aynı şekilde spor için de geçerlidir. Abartılmış spor aktiviteleri, vücudumuza düşünüldüğü kadar iyi gelmez. Tam aksine; 8400 Harvard Üniversiteli gencin üzerinde yapılan araştırmalara göre, yoğun şekilde sporla uğraşan gençlerde, spor aktivitelerinde bulunmayan gençlere göre daha çok tümör rahatsızlığına rastlanmıştır. Gün geçtikçe birçok doktor aşın spor ve hastalanmalar arasındaki bağlantıyı kabul etmeye başlamıştır. Bu nedenle, kan dolaşımını hareketlendiren ve stresi gideren tempolu yürüyüşler sağlığımız için çok daha iyi ve faydalıdır. Üstelik, bu tip aktiviteler bedensel ve ruhsal olarak denge sağlamamıza da yardıma olurlar.
Mutluluk anlarınızı sıkı sıkı tutun
İyimserlik öğrenilebilir. Her gün bir önceki gün üstesinden geldiğiniz işleri, yaşadığınız hoş durumlan yazın. Bunların ne kadar çok olduğuna siz bile inanamayacaksınız!
Haftada bir kez kız arkadaşlarınızla buluşun. Eğer sevmedikleriniz varsa, onları telefon defterinizden silin. Sevdiğiniz insanlara yönelmeniz, sizi daha çok mutlu olacaktır. Mutlu olmak için anların tadını çıkartın!
Kategori : Yaşam Hayat